(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "avrupa birliği"

İÇİNDEKİLER 
GİRİŞ 1 

I. AVRUPA BİRLİĞİNDE TARIMSAL YÖNVERME VE GARANTİ FONU'NUN 

(FEOGA- EAGGF) İNCELENMESİ 3 

1.1. FEOGA'nın Kuruluşu ve Amacı 3 

1.2. FEOGA'nın Bölümleri 3 

1.2.1. Garanti Bölümü 3 

1.2.2. Yönverme Bölümü 4 

1.2.2.1. Yönverme Bölümünün Faaliyet Alanları 4 

1.2.2.2. Yönverme Bölümünün Desteklediği Projeler 5 

1. 3. Fon'un İdari Yapısı ve Finansman Kaynakları 5 

1. 3.1. Fon'un İdari Yapısı 5 

1. 3.2. Fon'un Finansman Kaynakları 6 

1. 3. 2.1. Bütçe Gelirleri 7 

1. 3.2.2. Bütçe Harcamaları 8 

1.4. FEOGA'nın Tarihi Gelişimi ve Ortak Tarım Politikasında Reform Arayışları 8 

1.4.1. Fon'un Bütçede Oluşturduğu Pay, Garanti ve Yönverme 

Bölümlerine göre Dağılımı 8 

1.4.2. Fon'un Tarımsal Sektörler İtibariyle Dağılımı 9 

1.4.3. Ortak Tarım Politikasında Yapılan Son Reformların FEOGA 'ya Etkisi 10 

II.TÜRKİYE'DE UYGULANAN TARIM POLİTİKALARI VE TARIMA 

AKTARILAN KAYNAKLAR 12 

2.1. Türkiye'de Tarım Politikası Amaçları ve Tarımsal Destekleme Politikaları 12 

2.1.2. Fiyat Destekleme Politikaları 12 

2.1.3. Tarımsal Ticaret Politikaları 13 

2.1.4. Üretim Kontrol Tedbirleri 13 

2.1.5. Doğrudan Ödemeler 13 

2.1.6. Girdi Sübvansiyonu 13 

2.1.7. Genel Hizmetler 13 

2.1.8. Vergilendirme Politikası 13 

2.2. Türkiye'de Tarıma Aktarılan Kaynaklar 13 

2.2.1. Tarım Sektörüne Bütçeden ve KİT'ler Kanalıyla Verilen Destekler 14 

2.2.2. Tarıma Verilen Krediler 15 

2.2.3. Tarımsal Yatırımlar 16 

2.2.4. İhracat Sübvansiyonları 16 

2.2.5. Toplam Transferler 17 

III. FEOGA BENZERİ BİR FONUN TÜRKİYE'DE UYGULANABİLİRLİĞİ 18 

3.1. Avrupa Birliğine Üye Olan Bazı Ülkelerde FEOGA'ya Uyum Süreçleri 18 

3.2. Türkiye'de FEOGA Benzeri Bir Fon Kurulması ve İşlevi 19 

3.3. Fon'un İşlevi 19 

3.3.1. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun Amaçları 19 

3. 3. 2. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun Yapısı 20 

3.3.3. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun İşleyişi 20 

3. 3. 4. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun Olası Finansman Kaynakları 21 

3.4. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fon'un İşleyişinde Karşılaşılabilecek Sorunlar 21 

KAYNAKLAR 23 



GİRİŞ 

25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu kurulmuştur. 
Topluluğun amacı, üye ülkelerin ekonomik politikalarının birbirine yaklaştırılarak bu ülkeler 
arasındaki sıkı ilişkilerin ve yaşam düzeylerinin dengeli ve devamlı olarak gelişmesinin 
sağlanmasıdır. F. Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarafından kurulan 
Avrupa Ekonomik Topluluğuna 1 Ocak 1973'de İngiltere, İrlanda, Danimarka, 1 Ocak 1981 'de 
Yunanistan, 1 Ocak 1986 İspanya ve Portekiz, 1 Ocak 1995 yılında ise Finlandiya, İsveç ve 
Avusturya katılmıştır. Altı ülke ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu mevcut genişlemelerle 
bugün 15 ülke olmuştur. Türkiye, Avrupa'da gerçekleşen siyasi bütünleşmenin dışında kalmamak, 
ihraç ürünleri için genişleyen sürüm olanakları sağlamak ve ülke kalkınmasında gerekli kolaylıkları 
temin etmek amacıyla 31 Temmuz 1959'da Avrupa Ekonomik Topluluğuna katılmak için 
başvuruda bulunmuştur. Bu başvurudan sonra taraflar arasında bir ortaklık kuran Ankara 
Anlaşması 12 Eylül 1963'de imzalanarak 1 Aralık 1964'de yürürlüğe girmiştir. 14 Nisan 1987'de 
Türkiye tam üyelik için başvuruda bulunmuştur, fakat Türkiye'nin ekonomik ve politik durumunun 
katılmaya henüz uygun olmadığı ifade edilmiştir. 6 Mart 1995'de Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık 
Konseyi toplanarak Gümrük Birliği'nin nasıl işleyeceğine ilişkin ilkeler belirlenmiştir. Böylece 1 
Ocak 1996 tarihinden itibaren Türkiye için Gümrük Birliği süreci başlayarak Türkiye- Avrupa 
ilişkileri yeni bir döneme girmiştir. Son olarak 10 Aralık 1999 tarihinde yapılan Helsinki Zirvesi ile 
Türkiye'nin adaylığı resmen tanınmış ve tam üyelik şartları belirlenmiştir. 

Avrupa Birliği'nde tarım sektörü, üye ülkelerin ekonomi ve politikaları açısından büyük öneme 
sahiptir. Tarım, Birliğin gıda ihtiyacını sağlayan önemli bir sektördür. Tarımsal kesimde gelir 
dalgalanmalarını önlemek ve bu kesimde çalışanların refah seviyelerini yükseltmek bu konuda 
izlenecek politikalara bağlıdır. Dolayısıyla Gümrük Birliği Politikası, Ortak Ticaret Politikası, 
Ortak Rekabet Politikası, Ortak Ulaştırma Politikası ve Ortak Para Politikası gibi Avrupa 
Birliği'nin genel politikaları arasında en önemli olanı Ortak Tarım Politikasıdır. 

Ortak Tarım Politikası ile piyasaların açılması, arzın istikrara kavuşturulması ve geniş bir pazar 
içinde ortaya çıkacak avantajların optimum kullanımı şeklinde yararlar sağlanması amaçlanmıştır. 
Böylece Roma Antlaşmasının 3/d maddesinde tarımda ortak bir politikanın tesisi öngörülmüştür. 

Ortak Tarım Politikasının ilk ciddi adımları 1960-1964 yılları arasında atılmış olup, 1962'de 
Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu (FEOGA) kurulmuştur. Bu Fonun kuruluş amacı 
Roma Antlaşması ışığında tarım politikasının amaçlarının gerçekleştirilmesi için ortak bir 
finansman kaynağı oluşturmak, tarımsal talebi denkleştirmek, fiyat politikasını düzenlemek ve 
tarımsal alt yapıyı geliştirmektir. 

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olarak katılması halinde sanayileşmiş bir toplumla 
ekonomik birleşmenin bazı olumsuz sonuçları olabilecektir. Bu yüzden gerek tarım gerekse sanayi 
kesiminde yeterli düzeye gelinebilmesi için sosyal altyapı yatırımlarının geliştirilmesi, yeterli 
teknik ve bilgi düzeyine gelinmesi gerekmektedir. Bu konuda yapılması gereken şeylerden biri 
tarımda ortak bir fmasman sağlayarak, yapılan harcamaların tarımsal altyapı problemlerine öncelik 
verecek bir şekilde rasyonel dağılımının sağlanmasıdır. 

Bu çalışmanın amacı Avrupa'da tarımın finansmanı ve organizasyonu konusunda önemli role sahip 
olan Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu'nun incelenerek böyle bir fonun Türkiye'de 
uygulanabilirliğinin araştırılmasıdır. Türkiye'de tarımda ortak bir finansman sağlanması, tarımsal 
harcamaların en rasyonel şekilde kullanılarak alt yapı problemlerinin çözümlenmesi, üretici ve 
tüketicinin karşılıklı garanti altına alınarak henüz % 40 civarında olan tarım nüfusunun hayat 
standartlarının yükseltilmesi açısından önemli bir konudur. 



Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti 
Fonu'nun kuruluşu, amaçları, idari yapısı, bölümleri ve bütçe içindeki önemi incelenmiştir. İkinci 
bölümde Türkiye'de tarıma yapılan harcamaların miktarı ve bu harcamaları koordine eden kurum 
ve kuruluşların tarımsal harcamalar üzerindeki rolü incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise 
böyle bir fonun Türkiye'de uygulanıp uygulanamayacağı hakkındaki yorumlar değerlendirilmiştir. 



I. AVRUPA BİRLİĞİNDE TARIMSAL YONVERME VE GARANTİ FONU'NUN 

(FEOGA- EAGGF) İNCELENMESİ 

1.1. FEOGA'nın Kuruluşu ve Amacı 

Avrupa Birliği, kuruluşundan itibaren, üye ülkeler arasında ekonomik ve sosyal gelişmişlik 
farklarını azaltmaya yönelik olarak tedbirler almaya ve harcamalar yapmaya başlamıştır. 
Dolayısıyla Avrupa Birliğinde yapısal fonların kuruluş sebepleri, Birlik içinde dengeli kalkınma ve 
böylece bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesidir. Bu amaçla 1958'de 
Avrupa Sosyal Fonu, 1962 'de Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu - EAGGF (The 
European Agriculture Guidance and Guarantee Fund) veya Fransızca adıyla, FEOGA (Fonds 
European d'Orientation et de Garanti Agricoles), 1975 yılında Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, 
1993 yılında ise çevre koruma ve Trans-Avrupa ulaştırma ağına ilişkin projelere mali destek 
sağlamak amacıyla Uyum Fonu kurulmuştur (21) . 

Roma Antlaşması'nm 39. Maddesinde Avrupa Birliği'nde Ortak Tarım Politikası'nm amaçları, 
verimliliğin artırılması, tüketiciye adil bir gelir dağılımı sağlanması, piyasada arz ve talep 
dengesinin kurulması ve tüketicinin korunması olarak belirlenmiştir. Bu hedeflerin 
gerçekleştirilmesi için Avrupa Birliğinde bazı tarım politikası prensipleri esas alınmıştır. Bunlar; 

1 . Ortak bir pazarın kurulması, 

2. Topluluk tercihi 

3. Ortak mali sorumluluk. 

Bu prensiplerin uygulanması ile ortak bir pazar kurularak tarımsal ürünlerin üye ülkeler içerisinde 
serbestçe dolaşımının sağlanması böylece Birlik içi ticarette gümrük vergilerinin, ticaretteki diğer 
engellerin ve rekabeti bozabilecek sübvansiyonların kaldırılması hedeflenmektedir. Ayrıca 
Birliğinin kendi tarım ürünlerinin satışına öncelik verilerek iç piyasanın ucuz ithalattan ve dünya 
piyasalarındaki aşırı dalgalanmalardan korunması bu prensiplerin amaçları arasındadır (18) . Bu 
prensiplerin uygulanabilmesi için ortak bir finansman kaynağına ihtiyaç duyulması sonucunda 
Roma Antlaşması'nm 40. ve 43. Maddeleri dikkate alınarak Avrupa Tarımsal Yönverme ve 
Garanti Fonu kurulmuştur. Bu Fon tek başına bir Fon olmayıp, Avrupa Birliği bütçesinin en önemli 
bölümü olarak genel bütçe harcamaları içerisinde yaklaşık % 60 paya sahip olan bir fondur. 

Dolayısı ile FEOGA 'nın kuruluş amacı, Roma Antlaşması ışığında tarım politikası amaçları 
arasında yer alan arzın esnekliğinin sağlanması, üreticilerin belirli bir gelir seviyesine 
ulaşmasının sağlanması, fiyat politikalarını ve tarımsal altyapıyı düzenlemek için bir finansman 
kaynağı oluşturmaktır. 

1.2. FEOGA'nın Bölümleri 

4 Nisan 1962 tarihinde kurulan Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu, 5 Nisan 1964 yılında 
Garanti Bölümü ve Yönverme Bölümü olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 

1.2.1. Garanti Bölümü 

Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonunun Garanti Bölümü 1964 yılından beri Avrupa Birliği Ortak 
Tarım Politikasının önemli bir uygulama aracı olmuştur. Fon, Avrupa Birliği'nin belirlediği 
kurallar çerçevesinde, temel tarımsal ürünlerdeki piyasaların düzenlenmesinde katkılarda 
bulunmaktadır. 

FEOGA'nın Garanti Bölümü ortak piyasa düzenleri içindeki harcamaları finanse eder, asgari fiyat 
garantilerini ve ihracat sübvansiyonlarını destekler. Garanti Bölümü kapsamına destekleme 
giderleri, üretici yardımları, belli ürünlerin piyasadan çekilmesi ve üretimlerinin azaltılması 

3 



amacıyla yapılan yardımlar, depolama yardımları ile Avrupa Birliği dışındaki ülkelere yönelik 
tarım ürünleri ihracatına ödenen sübvansiyonlar girer. Garanti Bölümü harcamaları bitkisel üretim, 
hayvansal üretim ve diğer tarımsal harcamalar olarak sınıflandırılabilir. Avrupa Tarımsal 
Yönverme ve Garanti Fonu-Garanti Bölümünün destek sağladığı ürünleri aşağıdaki gibi 
sıralayabiliriz (21) . 

Bitkisel Üretim: 

- Şeker 

- Zeytinyağı 

- Lif Bitkileri ve İpekböceği 

- Meyve ve sebze (yaş ve işlenmiş) 

- Şarap 

- Tütün 

- Diğer bitkisel ürünler 
Hayvansal Üretim: 

- Süt ve süt ürünleri 

- Sığır ve dana eti 

- Koyun eti ve domuz eti 

- Yumurta ve kümes hayvanları etleri 

- Diğer hayvansal ürünler 

- Balıkçılık 

Diğer Tarımsal Harcamalar: 

- Gıda yardımı 

- Bölgesel kalkınma projeleri ile ilgili pazar düzenlemeleri 

- Gelir yardımları 

- Destekleme yardımları 

Yukarıda sıraladığımız sektörler itibariyle yapılan Garanti Bölümü'nün bütün harcamaları Roma 
Antlaşmasından kaynaklanan zorunlu harcamalar olarak tanımlanmaktadır. 

1.2.2. Yönverme Bölümü 

1.2.2.1. Yönverme Bölümünün Faaliyet Alanları 

FEOGA'nm bu bölümü Roma Antlaşması'nm 39. Maddesinde sayılan ve ortak tarım politikasının 
hedeflerinin gerçekleştirilmesine yönelik ortak eylemleri finanse etmek için oluşturulmuştur. Tarım 
işletmelerinin yapılarının geliştirilmesi, tarımsal alt yapının iyileştirilmesi, tarım ürünlerinin 
transformasyonu ve pazarlama şartlarının iyileştirilmesi amacına yönelik olarak kurulmuştur. 

Bu temel faaliyet alanları doğrultusunda fonun Yönverme bölümü şu alanlarda faaliyet 
göstermektedir (23) . 

- Üretim ve pazarlama şartlarının düzeltilmesi yoluyla tarımsal yapının iyileştirilmesi, üretim 
düzeyinde toprakların yeniden değerlendirilmesi ve yeni sulama projelerinin gerçekleştirilmesi, 
pazarlama düzeyinde ise silo, soğutma tesisleri, ürünlerin işlenmesi, süt ve et kombinaları gibi 
yatırımları kapsamaktadır. 

- Tarım sektöründeki işgücü fazlasının giderilmesi amacıyla 54 yaşını aşmış çiftçilerin 
faaliyetlerini terk etmesi için gerekli yatırımlar. Bu konuda yaş faktörünün yamsıra, kişi başına 
gelirin Birlik ortalamasından düşük olması hususu da göz önüne alınmaktadır. 



- Birliğin dağlık nüfusunun gerilediği ve özel sorunu olan bölgelerin belirli düzeyde ekonomik 
canlılığını korumasına yönelik faaliyetleri desteklemektedir. 

- Ekonomisi tarıma dayalı Akdeniz Bölgelerinin kalkındırılmasına katkıda bulunmak üzere 
ürünlerin pazarlanmasma ve bu bölgelerdeki altyapı yatırımlarına destek sağlanmaktadır. 

- Özel faaliyet programları desteklenmektedir. Bu programlar, İtalya'nın engebeli ve dağlık 
yörelerinde ve Batı İrlanda'da sığır ağırlıklı hayvancılık, Grönland'da yine hayvancılık konularını 
kapsamaktadır. 

- Entegre kalkınma programları desteklenmektedir. Tarım dışında el sanatları, tarım endüstrisi gibi 
faaliyetleri kapsayan, tarımla ilgili diğer alanların geliştirilerek bölgeye ekonomik canlılık 
katılması faaliyetlerinin desteklenmesi hedeflenmektedir. 

1.2.2.2. Yönverme Bölümünün Desteklediği Projeler 

Temelde tarımsal alt yapının düzenlenmesini amaçlayan Yönverme bölümü bu kapsamda aşağıdaki 
projeleri desteklemektedir (23) ; 

l.Gıda maddeleri dışında olmak üzere, tarımsal üretim potansiyelinin geliştirilmesi, 
çeşitlendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi , 

2. Ormancılık ürünleri ve geleneksel tarım ürünlerinin kalitesinin artırılması, 

3. Kırsal altyapının geliştirilmesi ve kalkındırılması, 

4. Özellikle çiftçilere birden fazla alanda iş yapmalarını sağlayacak iş çeşitlendirmesi, 

5. Kişisel veya kollektif alanların veya otlakların geliştirilmesi, 

6. Drenaj sistemlerinin ve sulama olanaklarının iyileştirilmesi, 

7. Tabii afetler sonucu tarımsal ve ormancılık potansiyelinin yok olduğu alanların yeniden 
kazanılması, 

8. Pazar ile üretim arasında yeniden bir denge kurulmasına yönelik piyasaların düzenlenmesi, 

9. Üretim yapısının yeniden düzenlenmesi ve genç çiftçilerin işe yerleştirilmesi, 

10. Pazarlama ve üretim tekniklerinin geliştirilmesi, 

11. Çiftçilere yönelik üretim ve pazarlama birliklerinin oluşturulması, 

12. Balıkçılık kapasitesinin artırılması, mevcut ve ulaşılabilir kaynakların arasında sürekli bir 
denge oluşturulmasına imkan sağlayacak balıkçılık kaynaklarının rasyonel ve kalıcı yöntemlerine 
yönelik uygun ortamlar oluşturulması. 

1. 3. Fon'un İdari Yapısı ve Finansman Kaynakları 

FEOGA, kendi özel kaynaklarına sahip olmayan ve mali özerkliği bulunmayan bir fondur. Fon'u 
kuran 729/70 tarihli Konsey yönetmeliğinin birinci maddesinde "Topluluk bütçesinin bir 
parçasıdır", ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla, bazı durumlarda özel hükümlerle yönetilmesine 
karşın genel bütçe kuralları ile uyumludur. 

1. 3.1. Fon'un İdari Yapısı 

Bu konuyla ilgili olarak Komisyon'un Tarım Genel Müdürlüğü bünyesinde üç birim 
bulunmaktadır. Bunlar (19) ; 



1. Bütçe konuları ve Garanti Bölümünün mali koordinasyonu: Görevi bütçeyi hazırlamak ve 
Garanti bölümünün uygulanmasını sağlamaktır. 

2. Harcamaların idaresi: Bütçenin uygulanması sırasında nakit akışından sorumludur. 

3. Bütçe Konuları (Yönverme Bölümü) ile ilgili birim: Yönverme bölümü bütçesinin 
hazırlanması ve idaresi gibi konulardan sorumludur. 

Ortak Tarım Politikasının finansmanı hakkındaki 729/70/EEC sayılı Konsey yönetmeliğinin 10. 
maddesine göre Komisyon'un Konsey'e ve Parlamentoya her yıl Fonun idaresinin gidişatı, 
özellikle de kaynakları, harcama ve Topluluk finansmanını sağlayan şartlar hakkında mali bir rapor 
sunması gerekmektedir. 

Yine aynı Yönetmelikle Fonun idaresinde Komisyona yardım etmek üzere bir Komite 
oluşturulmuştur: Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu Komitesi. Fon Komitesi, Üye ülke 
ve Komisyon temsilcilerinden oluşturulmaktadır. Her üye ülke Fon Komitesinde en çok 5 
görevliyle temsil edilmekte, oylar Roma Anlaşmasının 148(2) maddesinde belirtildiği şekilde 
sayılmakta, Başkanın oy hakkı bulunmamaktadır. Komisyon ortak önlemlerin her birinin 
uygulanması için detaylı kuralları, Tarımsal Yapı Daimi Komitesi ve Fon Komitesine danışarak 
düzenlemektedir (17) . 

Fon Komitesine danışma aşağıdaki durumlarda zorunludur; 

-Danışılmanın ön şart olduğu durumlarda, 

-Gelecek mali yıl için Komisyon tarafından yürürlüğe gireceği tahmin edilen Fon 
kredilerinin değerlendirilmesi için, 

-729/70 Sayılı Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak Komisyon tarafından Konseye 
taslak önerilerin sunulması ve Konseye sunulan Fon hakkındaki taslak raporlar konusunda. 

1. 3.2. Fon'un Finansman Kaynakları 

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu, kendi özel 
kaynaklarına sahip olmayan ve mali özerkliği bulunmayan bir fondur. Dolayısıyla Topluluk bütçesi 
ile uyumlu olarak faaliyette bulunur. Topluluğun finansmanına ait ilk düzenlemeler Avrupa Kömür 
ve Çelik Topluluğu (ECSC Antlaşması, Md. 78/9), Avrupa Ekonomik Topluluğu ( Roma 
Antlaşması Md.205) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM Antlaşması, Md. 179) 
Antlaşmalarında yapılmış ve her üç topluluk için ayrı ayrı bütçeler hazırlanmıştır. Daha sonra 
Nisan 1965'de imzalanan Füzyon Antlaşması'nm 1 Temmuz 1967'de yürürlüğe girmesi ile birlikte 
1 Ocak 1968'den itibaren tek bütçeye sahip olunmuştur (22) . 

Bütçe uygulamalarından sorumlu Avrupa Topluluğu organı Komisyon'dur (Roma Antlaşması Md. 
205). Komisyon bütçe uygulamalarını Mali Tüzük hükümleri çerçevesinde yapmakta olup, 
gelirlerin toplanması görevi üye ülkelerce yapılmaktadır. Avrupa Birliği bütçesinin hazırlanması ve 
kabulünde görev alan önemli bir organ da Avrupa Parlamentosu' dur (EEC Antlaşması Md.203, 
EURATOM Antlaşması Md. 177, ECSC Antlaşması Md.78). 1970'li yıllara kadar Parlamento 'nun 
bu konudaki yetkileri sınırlı olmasına karşın, 22 Nisan 1970'de imzalanan ve 1 Ocak 1971'de 
yürürlüğe giren Lüksemburg Antlaşması ile Avrupa Parlamentosu'nun bütçe yetkisi artırılmış ve 
bütçenin serbest harcamaları konusunda önemli yetkiler verilmiştir. 

Bütçe uygulamalarında bazı temel ilkeler dikkate alınmaktadır. Roma Antlaşması Md. 199'da 
"Avrupa Sosyal Fonu ile ilgili olanlar da dahil, Topluluğun tüm gelir ve giderleri, her bütçe yılı 
için önceden tahmin edilmek ve bütçede gösterilmek zorundadır" ifadesi yer almaktadır. Yine aynı 
maddeye göre bütçe gelir ve giderlerinin denk olması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca bütçe 
takvim yılı esas alınarak bir mali yıl için ECU cinsinden düzenlenmektedir. Bütçenin denetimi ise 
Sayıştaya aittir. 



1. 3.2.1.Bütçe Gelirleri 

Geleneksel Kaynaklar 

Geleneksel kaynaklar, ortak gümrük vergisi gelirleri ve tarımsal vergilerden oluşmaktadır. Ortak 
gümrük vergisi gelirleri 1 Ocak 1970 tarihinden itibaren Avrupa Birliği bütçesinin finansmanında 
kullanılmaktadır. Bu vergi üye devletlerin gümrük idareleri tarafından toplanmaktadır. Bilindiği 
üzere üçüncü ülkelerden yapılan ithalatta uygulanan vergi oranları, tüm üye ülkelerde aynı 
orandadır. Tarımsal vergiler ise, prelevmanlar (ön kesinti) ve fark giderici vergilerden 
oluşmaktadır. Prelevman Topluluk tarafından belirlenen Eşik Fiyat ile dünya CİF fiyatı arasındaki 
farka tekabül eden ve Avrupa Birliğine üye ülkenin giriş gümrüğünde ithalatçıdan tahsil edilen 
değişken bir vergidir. Fark giderici vergiler ise, Topluluğa üye ülkeler arasındaki ticarette, 
Topluluk içindeki fiyatlar ile ithal fiyatlar arasındaki farkı gidermek için alman vergilerdir. Ancak 
Dünya Ticaret Örgütü kuralları gereğince prelevmanlar tarifeye dönüştürüldüğünden ve belli bir 
indirim taahhüdüne tabi olduğundan kaynaklarda son yıllarda bir azalma olmuştur. 

Ortak gümrük tarifesinin tarımsal ürünlere uygulanması ile elde edilen bu gelirler bütçenin Avrupa 
Tarımsal Yönverme ve Garanti fonunda toplanmaktadır (18) . 

Katma Değer Vergisi (KDV) gelirleri 

Avrupa Konseyi 1975 tarihinden itibaren KDV'nin en fazla %1 lik kısmının Topluluk bütçesine 
devredilmesine karar vermiştir. 1983 yılma kadar KDV'nin %1' lik kısmı bütçeye aktarılırken bu 
pay 1985 yılında %1.4'e, 1988 yılında ise %1.6' ya yükselmiştir. 1994 yılma kadar öz kaynaklar 
içerisinde en önemli gelir kalemi KDV üzerinden alman paylardır. 

1988 yılından itibaren GSMH üzerinden bir pay alınmaya başlanmış, buna karşılık KDV payının 
azaltılması yoluna gidilmiştir. 1995 yılında %1.4 olan bu pay, 1999 yılında % l'e düşürülmüştür <18) . 



GSMH' dan Aktarılanlar 

GSMH'dan aktarılan kaynaklar, Ocak 1988 tarihinden itibaren kullanılmakta olup, bütçenin 
özkaynakları içerisinde önemli bir yere sahiptir ve dördüncü bir kaynak olarak bütçe gelirleri 
içerisinde yer almaktadır. GSMH bazlı kaynaklar, üye ülkelerin GSMHTarma belli bir oranın 
uygulanması yoluyla hesaplanmakta ve üye ülkelerin GSMH 'lan oranında bütçeye yaptıkları 
katkıları göstermektedir. Bu oran son yıllarda % 1.27 olarak uygulanmaktadır (18) . 

1994 yılında bütçe gelirlerinin yaklaşık % 50'sini oluşturan KDV katkısı, 1999 yılında % 35'e 
düşürülmüş, buna karşılık GSMH katkısı % 40'a yükseltilmiştir. Bütçe tahminleri yapılırken, 
öncelikle diğer özkaynaklardan ne kadar hasılat toplanacağı hesaplanmakta, bu miktar ile 
hedeflenen bütçe büyüklüğü arasındaki fark GSMH payı olarak üye ülkeler arasında 
paylaştırılmaktadır. 



Diğer Gelirler 

Diğer gelirler bütçe içerisinde ikinci derece önemlidirler ve başlıcaları aşağıdaki kalemlerdir; 

1 . İdari harcamalarda kullanılmak üzere Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu vergilerinin bir 
bölümü, 

2. Topluluk organlarında çalışanların ücretlerinden kesilen gelir vergisi ile sosyal güvenlik 
kesintileri, 



3. Avrupa Topluluğu organlarınca taşınır ve taşınmaz mal satışlarından sağlanan kira, faiz ve 
döviz gelirleri, 

4. Borç alma ve verme işlemlerinden kaynaklanan gelirler, 

5. Birlik programlarına katkı, ücret karşılığı yapılan hizmet gelirleri ve geri ödenen harcamalar, 

6. Önceki mali yıldan devreden bakiyeler (18) . 

1. 3.2.2. Bütçe Harcamaları 

Avrupa Birliği bütçe harcamalarını geniş kapsamlı olarak aşağıdaki gibi tasnif edebiliriz. 

1 . Genel Bütçe Harcamaları 

a. Ortak tarım politikasından kaynaklanan harcamalar 

Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu (Garanti Bölümü) 

b. Bölgesel kalkınma politikasından kaynaklanan harcamalar 
Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu (Yönverme Bölümü) 
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu 

Avrupa Sosyal Fonu 

Uyum Fonu 

Balıkçılığa Yönverme Finansal Araç Fonu 

c. Araştırma harcamaları 

d. Dış politika harcamaları 

e. İdari harcamalar 

f. Diğer harcamalar 

2. Avrupa Kalkınma Fonu Harcamaları 

3. Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Harcamaları 

4. Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu Harcamaları. 

1.4. FEOGA'nın Tarihi Gelişimi ve Ortak Tarım Politikasında Reform Arayışları 

1.4.1. Fon'un Bütçede Oluşturduğu Pay, Garanti ve Yönverme Bölümlerine göre Dağılımı 

Avrupa Birliğinde Ortak Tarım Politikası ile Roma Antlaşma'nm 39. Maddesindeki hedeflere 
ulaşılarak tarımda verimlilik artırılmış, tarımla uğraşanların hayat stantartları yükseltilmiş, tarımsal 
pazarlar istikrarlı bir hale gelmiş, üretim garantisi sağlanmış ve tüketiciler için uygun fiyatlar temin 
edilmiştir. Başlangıçta gerekli ve önemli olan bu gelişmeler zamanla üretim fazlalıkları sorununu 
ortaya çıkarmış, toplulukta hemen hemen bütün ürünlerde %100'ün üzerinde bir kendi kendine 
yeterlilik sağlanmıştır. Dolayısıyla zaman içerisinde Ortak Tarım Politikasına yapılan harcamalar 
bütçe üzerinde baskı yapmaya başlamıştır. Topluluğun yüksek fiyatlı ürünlerini dışa karşı koruma 
politikaları, ihracatı teşvik politikaları ve çeşitli yapısal politikalar için yaptığı harcamalar bütçeye 
yük olmaya başlamıştır <6) . 

Toplulukta Ortak Piyasa Düzenleri aşamalı bir şekilde oluşturulmuştur. 1962'de hububat, 1965'de 
süt ve süt ürünleri, 1967'de ise bitkisel ve hayvansal yağlar için ortak piyasa düzenleri 
oluşturulmuştur. Böylece tarımın bütçeye olan yükü gün geçtikçe artmıştır. Tablo l'den de 
görüldüğü gibi 1965 yılında toplam FEOGA bütçesi 287 milyon ECU, toplam bütçede oluşturduğu 
pay %37.5 iken, 1970 yılında, FEOGA bütçesi 3 166,5 milyon ECU olup toplam bütçedeki payı 
%93.5'e ulaşmıştır. 1965 yılında FEOGA bütçesinin tamamı Garanti bölümüne harcanırken 1968 
yılından itibaren Yönverme bölümüne de çok az pay ayrılmaya başlanmıştır. Uygulanan 
politikalara bağlı olarak 1980 yılma kadar %70 ve üzerinde bütçede pay oluşturan FEOGA için 
1980'den sonra yeni uygulamalar yapılarak Fon için yapılacak harcamalar azaltılmaya başlanmıştır. 
Yıllar itibariyle FEOGA bütçesinin toplam bütçe içerisindeki payı giderek azalırken Garanti 



harcamalarının ise FEOGA bütçesi içerisindeki payı azalma göstermiştir. Bunun sebebi dışa karşı 
fazla korunan ve fazla harcama gerektiren ürün gruplarına yapılan desteklemelerin azaltılarak 
bütçeye olan yükü hafifletilmesi bunun yerine tarımsal altyapıya dayalı politikalara yerverilmiş 
olmasıdır. Fakat hala Garanti bölümü, toplam FEOGA'nm %90 gibi kısmını kapsamaktadır. 



Tablo 1 - Avrupa Birliği Bütçesi ve Avrupa Tarımsal Yönverme ve 
Garanti Bölümü Harcamaları 



Garanti Fonunun 



Yıllar 


\B Bütçesi FEOGA B 


ütçesi ' 


„ ..__,.. .. FEOGA 
Garanti Bolumu „... 

Bütçeye 


1 ııııı Toplam Garanti Bölümünün Garanti Bölümünün 
Oranı Bütçeye Oranı FEOGA Bütç. Oranı 




Milyon ECU 






% 


% 


% 


1965 


766 


287 


287 


37,5 


37,5 


100 


1966 


1252 


507 


507 


40,5 


40,5 


100 


1967 


4761 


340 


340 


71,4 


71,4 


100 


1968 


1.487,9 


1.293,7 


1.259,7 


86,9 


84,7 


97,4 


1969 


1.904,8 


1.719,9 


1.668,6 


90,3 


87,6 


97,0 


1970 


3.385,2 


3.166,5 


3.108,1 


93,5 


91,8 


98,2 


1971 


2.207,1 


1.817,1 


1.755,6 


82,3 


79,5 


96,6 


1972 


3.122,3 


2.538,8 


2.485,6 


81,3 


79,6 


97,9 


1973 


4.505,2 


3.625,2 


3.614,4 


80,5 


80,2 


99,7 


1974 


4.826,4 


3.494,6 


3.456,8 


72,4 


71,6 


98,9 


1975 


5.816,9 


4.404,4 


4.327,7 


75,7 


74,4 


98,3 


1976 


7.562,8 


5.748,8 


5.636,7 


76,0 


74,5 


98,1 


1977 


8.735,9 


6.700,1 


6.587,1 


76,7 


75,4 


98,3 


1978 


12.041,8 


9.004,9 


8.679,3 


74,8 


72,1 


96,4 


1979 


14.220,7 


10.673,6 


10.387,1 


75,1 


73,0 


97,3 


1980 


15.857,3 


11.606,5 


11.291,9 


73,2 


71,2 


97,3 


1981 


17.726,0 


11.603,6 


11.063,7 


65,5 


62,4 


95,3 


1982 


20.469,6 


12.910,6 


12.259,8 


63,1 


59,9 


95,0 


1983 


24.506,0 


16.361,1 


15.785,8 


66.8 


64,4 


96,5 


1984 


27.081,4 


18.926,0 


18.330,4 


69,9 


67,7 


96,9 


1985 


27.867,3 


20.413,3 


19.727,8 


73,3 


70,8 


96,6 


1986 


34.675,4 


22.889,3 


22.118,1 


66,0 


63,8 


96,6 


1987 


35.088,0 


23.739,6 


22.950,1 


67,7 


65,4 


96,7 


1988 


41.021,7 


28.776,1 


27.635,2 


70,1 


67,4 


96,0 


1989 


40.751,1 


27.193,3 


25.844,3 


66,7 


63,4 


95,0 


1990 


44.062,9 


28.918,5 


27.094,2 


65,6 


61,5 


93,7 


1991 


53.650,2 


33.046,2 


30.960,8 


61,6 


57,7 


93,7 


1992 


58.147,0 


34.098,8 


31.243,2 


58,6 


53,7 


91,6 


1993 


65.522,6 


38.505,8 


35.052,0 


58,8 


53,5 


91,0 


1994 


70.098,9 


40.848,0 


37.465,0 


58,3 


53,4 


91,7 


1995 


75.438,4 


40.272,4 


37.394,0 


53,4 


49,6 


92,9 


1996 


81.927,8 


45.205,3 


41.297,0 


55,2 


50,4 


91,4 


1997 


82.365,6 


45.259,1 


41.233,0 


59,9 


50,1 


91,1 



Kaynak: AB Genel Bütçesi, 1997. 



1.4.2. Fon'un Tarımsal Sektörler İtibariyle Dağılımı 

Konuyu ürün gruplarına göre inceleyecek olursak, Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu 
harcamalarında en fazla değişiklik, hububat ve pirinçte, süt ve süt mamullerinde ve yağ bitkilerinde 
görülmektedir. 1980'li yıllarda hububat ve pirinç için ayrılan pay %18,0 iken bu oran giderek 
yükselmiş ve 1997 yılında %45.1 olmuştur. Yağ bitkileri için 80'li yıllarda % 2.8 civarında bir 
destekleme yapılırken bu oran 1997'de %5,0 civarına yükselmiştir. Süt ve süt mamullerinde bu 
ürünlerin tersine fondan ayrılan pay düşürülmüştür. 1980 yılında sütlü mamullerin FEOGA'dan 
aldığı pay % 40.6 iken 1997 yılında % 8.9'a düşürülmüştür. Süt ve süt mamüllerindeki düşüşün 
sebebi bu ürünlerin bütçede oluşturdukları yükten kaynaklanmaktadır. Ancak, sığır ve dana eti 
sektörünün bütçeden aldığı pay, bütçeye olan yüküne rağmen azalmamış, hatta bir miktarda 
artmıştır. 



Tablo 2 - Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu Garanti Bölümü Harcamalarının Ürün 
Gruplarına Göre Dağılımı 





1980 




1995 




1996 




1997 




|Ürün Grubu 


MECU 


% 


mECU 


% 


mECU 


% 


mECU 


% 


Hububat ve Pirinç 


2 039 


18,0 


15 018 


43,5 


16 998 


41,6 


17 970 


45,1 


Şeker 


575 


5,0 


1 831 


5,3 


1 843 


4,5 


1 878 


4,5 


Yağ Bitkileri 


318 


2,8 


813 


2,4 


2 113 


5,2 


2 104 


5,0 


Kuru Yemve Sebzeler 


33 


0,3 


342 


1,0 


385 


0,9 


405 


1,0 


Tekstil Bitkileri 


17 


0,1 


876 


2,5 


850 


2,1 


863 


2,1 


Meyve ve Sebze 


687 


6,0 


1 833 


5,3 


1 575 


3,9 


1 610 


3,9 


Şarap 


299 


2,6 


858 


2,5 


805 


2,0 


928 


2,2 


Tütün 


309 


2,7 


993 


2,9 


1043 


2,6 


1 051 


2,5 


Diğer Bitkisel Sektör 


88 


0,7 


396 


1,1 


306 


0,7 


273 


0,7 


Süt Ürünleri 


4 594 


40,6 


4 029 


11,7 


3 718 


9,1 


3 738 


8,9 


Sığır ve dana Eti 


1 363 


12,0 


4 021 


11,7 


6 744 


16,5 


5 833 


14,0 


Koyun ve Keçi Eti 


53 


0,4 


1 781 


5,2 


1447 


3,5 


2 091 


5,0 


Domuz 


116 


1,0 


143 


0,4 


126 


0,3 


178 


0,4 


Yumurta ve Kümes Hayvanları 


86 


0,7 


201 


0,6 


160 


0,4 


147 


0,4 


Diğer hayvancılık Sektörleri 


- 




115 


0,3 


134 


0,3 


116 


0,3 


Balıkçılık 


23 


0,2 


39 


0,1 


39 


0,1 


39 


0,1 


Diğerleri 


713 


6,3 


574 


1,7 


541 


1,3 


535 


1,3 


TOPLAM 


11313 


99,4 


33 862 


98,1 


38 827 


95,1 


39 764 


95,1 





Kaynak: AB Genel Bütçesi, 1997. 

1.4.3. Ortak Tarım Politikasında Yapılan Son Reformların FEOGA'ya Etkisi 

17 Mayıs 1999 tarih ve 1257/1999 Sayılı Konsey Yönetmeliği ile, FEOGA tarafından kırsal 
kalkınmaya yönelik politikaların da desteklenmesi kararlaştırılmıştır. Bu Yönetmelik, 
sürdürülebilir kırsal kalkınma için Topluluk desteğinin sağlanması bakımından bir çerçeve 
oluşturmaktadır. Kırsal kalkınma önlemleri, OTP'nin diğer araçlarına eşlik edecek ve onları 
tamamlayacaktır. Böylece Roma Antlaşmasının 33. Maddesinde öngörülen amaçların 
gerçekleştirilmesine katkıda bulunacaktır. Kırsal kalkınma önlemlerinin, geri kalmış bölgelerin 
yapısal gelişimini sağlamak için alınacak önlemlerle bütünleştirilmiş (AMAÇ-1) ve yapısal 
güçlüklerle karşı karşıya kalan alanların ekonomik ve sosyal dönüşümünü destekleyen önlemlere 
eşlik etmesi(AMAÇ-2) kararlaştırılmıştır. 

Ayrıca kırsal kalkınma için yapılacak desteğin, çiftçilik faaliyetleri ile ilgili olarak aşağıdaki 
önlemleri kapsaması kararlaştırılmıştır; 

Ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması için tarımsal işletmelerin yapılarının geliştirilmesi, 
Ürün potansiyelinin yeniden yönlendirilmesi ve dönüşümü, ürün kalitesinin geliştirilmesi ve 
yeni teknolojilerin tanıtımı, 

Yiyecek olarak kullanılmayan ürünlerin üretiminin teşviki, 
Ormanların geliştirilmesi, 

Tamamlayıcı ya da alternatif faaliyet amacı ile faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, 
Kırsal alanlardaki sosyal yapının sürdürülmesi, 
Ekonomik faaliyetlerin arttırılması, istihdam yaratılması, 
Yaşama ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, 
Düşük seviyede girdi kullanan çiftçilerin sistemlerinin geliştirilmesi, 
Çevresel ihtiyaçlara saygılı bir sürdürülebilir tarımın korunması ve geliştirilmesi, 
Erkek ve kadınlar arasında eşitsizliğin kaldırılması ve herkese eşit fırsatlar verilmesi, 
İşletmelerdeki yatırımlar için yapılacak desteğin, hem tarımsal gelirlerin arttırılmasına, hem de 
yaşama, çalışma ve üretim koşullarının geliştirilmesine yardımcı olması. 
Bu tür yatırımların aşağıdaki amaçlardan bir ya da daha fazlasını gerçekleştirmesi istenmektedir; 



Üretim maliyetlerinin azaltılması, 

Üretimin arttırılması, 

Kalitenin arttırılması, 

Doğal çevre, hijyenik şartlar ve hayvan refahı standartlarının korunması ve geliştirilmesi, 

Çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi. 
Yatırım için destek verilecek işletmeler, ekonomik uygulanabilirliği gösterilebilecek, çevre, hijyen 
ve hayvan sağlığı ile ilgili asgari standartları karşılayan işletmeler olmalı ve çiftçiler yeterli mesleki 
yetkinlik ve bilgiye sahip olmalıdır. 

Destek için yapılacak toplam yatırımın sınırlarını Üye Devletler belirlemektedir. Desteğin toplam 
oranı, en az elverişli alanlarda, en fazla %40 ve %50'yi geçememektedir. Yatırımların genç 
çiftçiler tarafından gerçekleştirildiği alanlarda bu oranlar %45 ve %55'e kadar artırılabilmektedir. 

Genç çiftçilerin tarıma kazandırılabilmesini kolaylaştırmak için yapılan yardım, çiftçinin 40 yaşın 
altında olması, yeterli mesleki yetkinlik ve kabiliyete sahip olması ve bir zirai işletmede ilk kez yer 
alması şartıyla verilmektedir. Ayrıca, elverişli olmayan bölgelerdeki çiftçilerin tazminatlarla 
desteklenmesi yoluna gidilebilmekte, bu tazminatlar, hektar başına verilmektedir. 

Kırsal gelişim önlemleri için üye devletler, bir plan oluşturup Komisyon'a sunmaktadırlar. 
Bölgesel düzeyde görüşüldükten sonra oluşturulan ilk planın, 1 Ocak 2000'den itibaren 7 yıllık bir 
dönemi kapsaması öngörülmüştür. Kırsal kalkınma için FEOGA Garanti bölümünden verilecek 
Topluluk desteği, yıllık temelde mali planlara konu olmaktadır. Komisyon ve üye devletler, 
planların etkili biçimde izlenmesi ve uygulanmasını sağlamakta, gerektiğinde izleme komiteleri 
kurmaktadırlar. 

Kırsal Kalkınma kapsamında 2000-2006 yılları arasında FEOGA Garanti Bölümünden Üye 
Devletlere yıllık olarak yapılacak ödemelerin tutarı tablo 3 'de verilmiştir; 

Tablo 3. FEOGA Garanti Bölümünden Kırsal Kalkınma Kapsamında Yapılacak Ödemelerin 



Jye Ülkelere Dağılımı 








Mali Tahsis 


Yıllık ortalama EURO milyon 1999 




ÜYE DEVLET 


Fiyatları 


% 


Belçika 


50 


1,2 


Danimarka 


46 


1,1 


Almanya 


700 


16,1 


Yunanistan 


131 


3,0 


İspanya 


459 


10,6 


Fransa 


760 


17,5 


İrlanda 


315 


7,3 


İtalya 


595 


13,7 


Lüksemburg 


12 


0,3 


Hollanda 


55 


1,3 


Avusturya 


423 


9,7 


Portekiz 


200 


4,6 


Finlandiya 


290 


6,7 


İsveç 


149 


3,4 


İngiltere 


154 


3,5 


Toplam 


4 339 


100 



Kaynak: Offıcial Journal, 1998 



Kırsal kalkınma kapsamında yapılacak ödemelerin tutarı AB 1999 yılı tarım bütçesinin %10,4'üne 
tekabül etmektedir. Kırsal kalkınma ödemelerinden en fazla faydalanan ülkeler sırasıyla Fransa 
(%17,5), Almanya (%16,1) ve İtalya (%13,7), en az faydalanan ülkeler ise sırasıyla Lüksemburg 
(0,3) ve Danimarka (%1,1) dır. 



11 



II.TURKIYE'DE UYGULANAN TARIM POLİTİKALARI VE TARIMA AKTARILAN 
KAYNAKLAR 

FEOGA'nm kuruluş yapısını ve bütçesini kısaca açıkladıktan sonra Türkiye'de destekleme 
sistemine göz atmak faydalı olacaktır. Bu bölümün amacı Türkiye'de tarım kesimine hangi 
yollardan kaynak aktarıldığını belirlemek ve kullanılan destekleme politikalarını incelemekten öte 
Türkiye'de tarım kesimine aktarılan kaynakların toplam miktarına ulaşabilmektir. Bu toplam, bize 
oluşturulması düşünülen fona yeni bir kaynak aktarımı olmasa bile hali hazırda yapılan 
harcamaların tek bir fon altında toplandığı durumda elimizde ne büyüklükte bir kaynak 
olabileceğini görme imkanı sağlayacaktır. 

İkinci olarak, Avrupa Birliğinde tarıma aktarılan kaynak miktarı ile ülkemizdeki durumun oransal 
olarak karşılaştırılabilmesine olanak sağlayacaktır. 

2.1. Türkiye'de Tarım Politikası Amaçları ve Tarımsal Destekleme Politikaları 

Ülkemizde tarım politikasının amaçları Beş Yıllık Kalkınma Planlarında aşağıdaki şekilde 
açıklanmıştır' 16 '; 

1. Artan nüfusun yeterli ve dengeli beslenmesinin sağlanması, 

2. Üretim seviyesinin ve verimliliğin arttırılması, 

3. Üretici gelirlerinde istikrar sağlanması, 

4. Tarım ürünlerinin ihracatının arttırılması, 

5. Kamu kaynaklarının daha rasyonel kullanımının sağlanması. 

Yukarıda maddelenen amaçlar bütün dünyada tarım politikasının amaçları olarak kabul 
görmüşlerdir. Ancak dikkati çeken bir husus Türk tarım politikasının amaçları arasında tüketiciyi 
doğrudan korumaya yönelik bir amaç olmamasıdır. 

Belirtilen amaçlara ulaşmak için tarımsal destekleme politikaları araç olarak kullanılır. Ülkemizde 
en çok kullanılan destekleme politikası, fiyat destekleme politikasıdır. Bunun yanında tarımsal 
ticaret politikaları, üretim kontrol yöntemleri, doğrudan ödemeler, girdi sübvansiyonları, genel 
hizmetler ve vergilendirme politikaları kullanılan diğer destekleme politikalarıdır. 

2.1.2. Fiyat Destekleme Politikaları 

Bu politika esas olarak bitkisel üretim için uygulanmakta olup, hayvansal ürünlere yönelik bir alım 
yapılmamaktadır. 

Bitkisel üretime yönelik olarak yapılan fiyat destekleme politikası ülkemizde 1932 yılından bu 
yana yapılmaktadır. Desteklenen ve alımı yapılan ürün sayısı 1970'de en yüksek seviyesine 
ulaşmış ve 30 ürüne uygulanmıştır. 1980'den sonra desteklenen ürün sayısına kısıtlamalar 
getirilmesi ile bu sayı yıldan yıla düşüş göstermiştir. Günümüzde destekleme kapsamına alman 
ürün sayısı 3 'e kadar düşmüş olup hububat, tütün ve şekerpancarı ile sınırlandırılmıştır' 15 '. 

Fiyat desteklemesi 1993 yılından bu yana müdahale fiyatının belirlenmesi şeklinde olmaktadır. 
Belirlenen fiyatlar ise ekim yapıldıktan sonra belirlendiği için üretim deseni ve miktarı üzerinde 
herhangi bir etkisi olmayıp, çiftçilere belirli bir seviyede fiyat garantisi verme amacı ile 
yapılmaktadır. 

Bunun yanında TMO'nin uygulamaya koyduğu 'Emanet Alım Sistemi' tarıma yönelik bir 
uygulama olmakla beraber fiyat desteği uygulaması olmayıp, üreticilerin ürünlerinin belli bir ücret 
karşılığı muhafazası olarak devam etmektedir. 



2.1.3.Tarımsal Ticaret Politikaları 

Tarımsal Ticaret Politikalarının temel amacı üreticileri yurt dışı fiyatlarda karşılaşılan şoklara karşı 
korumak, gıda ve tarıma dayalı hammaddelerde kendine yeterliliği ve gıda maddeleri tüketici 
fiyatlarında istikrarı sağlamaktır. Bu amaçla ithalat ve ihracatta bir takım tedbirlere 
başvurulmaktadır. Bu politikalar uluslararası düzeyde ya da ikili bazda imzalanan anlaşmalar ile 
şekillenmektedir. Tarımsal ürün ticaretimizde son yıllarda en çok etkili olan Dünya Ticaret Örgütü 
Anlaşması ve bu anlaşma ile doğan yükümlülüklerimizdir. Bunun yanında Avrupa Birliği ile 
gerçekleşen Gümrük Birliği işlenmiş tarım ürünleri ticaretinde, Avrupa Birliği ile 1998 yılında 
yürürlüğe giren 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı çerçevesinde tarım ürünlerine ilişkin tavizli 
rejim ve birçok ülke ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmaları hem işlenmiş tarım ürünleri hem de 
tarım ürünleri ithalat ve ihracatındaki uygulamaların belirlenmesinde etkili olmaktadır. 

2.1.4. Üretim Kontrol Tedbirleri 

Ülkemizde sadece üç ürünün (fındık, tütün ve çay) ekim alanlarının sınırlandırılmasına yönelik 
olarak kullanıldığından en az kullanılan, dolayısı ile etkinliği en az olan destekleme politikasıdır. 

2.1.5. Doğrudan Ödemeler 

Bu politika önlemi de üretim kontrol tedbirleri gibi çok kullanılan bir politika aracı değildir. 
Pamukta yapılan prim ödemesi, doğal afetten zarar gören çiftçilere yapılan tohumluk yardımı, 
nadas alanlarının daraltılması ve ikinci ürün projesi, Şeker Fabrikalarının işlenmiş şeker pancarı 
posasını satın aldığı şekerpancarı ağırlığına göre üreticilere geri vermesi, süt ve et teşvik primleri, 
doğrudan ödemeler politikası kapsamında ülkemizin uyguladığı politikalardır. 

2.1.6. Girdi Sübvansiyonu 

Üretimde girdilerin kullanılmasının teşvik edilmesi dolayısıyla verim artışının sağlanması amacı ile 
girdi sübvansiyon politikası ülkemizde geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Girdi sübvansiyonları 
genel olarak yatırımlara hibe olarak ödenen yardımlar, kısa vadeli işletme kredilerine uygulanan 
faiz kolaylıkları, gübre desteği, tohum destekleme primi, tarımsal mücadele ilaçlarına verilen 
destek, sulama yardımı, yem desteği ve damızlık hayvan varlığının geliştirilmesi amacı ile 
ithalattan vergi alınmaması şeklinde uygulanmaktadır. 

2.1.7. Genel Hizmetler 

Ülkemizde tarımsal üretim yapısını iyileştirmeye yönelik olarak yapılan araştırma, eğitim 
ve yayım hizmetleri, denetim ve kontrol hizmetleri, hastalık ve zararlılarla mücadele ile 
altyapı hizmetleri bu grupta yer alan desteklerdir. 

2.1.8. Vergilendirme Politikası 

Türkiye'de tarımın vergilendirilmesinde karşılaşılan problemler sebebi ile üreticiler gelir 
vergisinden muaf tutulmuşlardır. Buna karşılık ürünlerin satışından elde ettikleri gelirin belli bir 
yüzdesini 'stopaj vergisi' olarak öderler, Bu ise satış bedelinin % 2-4'ü kadardır. 

2.2. Türkiye'de Tarıma Aktarılan Kaynaklar 

Tarım kesimine yapılan destekleri, doğrudan bütçeden-KİT'ler kanalıyla (alımlar ve girdi 
sübvansiyonları), tarımsal krediler, tarımsal yatırımlar ve ihracat sübvansiyonları ile aktarılan 
kaynaklar olarak sınıflayabiliriz. 

13 



2.2.1. Tarım Sektörüne Bütçeden ve KİT'ler Kanalıyla Verilen Destekler 

Tarıma KİT kanalıyla ve bütçeden aktarılan kaynaklar tablo 4'de ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir. 



Tablo 4 - Tarım Sektörüne Bütçeden ve KİT'ler Kanalıyla Verilen Destekler (1993-99) (faiz 


uygulaması olmadan) (mi 


yar TL) 
















1993 


1994 


1995 


1996 


1997 


1998 


1999 (tahmin) 


Bütçe transferi* 


8 011 


2 433 


3 330 


5 650 


27 830 


33 621 


107 000 


Görev zararı 


4 861 








3 150 





8 960 


80 000 


Bütçe sermaye trans. 


3 150 


2 433 


3 330 


2 500 


27 830 


24 661 


27 000 


Telafi edici ödemeler 


4 647 


4 311 


3 710 


5 943 


13 854 


3 585 


100 760 


Tütün kotası(TEKEL) 








1 596 


4 261 


6 033 








Tütün primi (TEKEL) 





4 028 


1 351 





5 410 








Pamuk primi (ZB) 


4 647 




















Çay bud. Primi (ZB) 





283 


763 


1 682 


2411 


3 585 


760 


Pamuk primi 




















70 000 


Zeytinyağı primi 




















30 000 


Alımlar (kısmen bütçeden) 


39 696 


48 597 


84 354 


181 421 


561 018 


1315 301 


1 591 690 


Hububat (TMO) 


8 231 


7 801 


2 370 


29 500 


190 340 


407 335 


467 801 


Tütün (TEKEL) 


7 602 


10913 


11408 


19 805 


47 860 


140 000 


205 689 


Kendi iht. 


1 161 


1 518 


4 945 


11 776 


24 013 


28 317 


55 154 


Destekleme alım 


6 441 


9 595 


6 463 


8 029 


23 847 


111 683 


150 535 


Şekerpancarı (TŞFAŞ) 


16 248 


19 646 


37 148 


54 157 


180 342 


312 009 


430 700 


Çay (ÇAYKUR) 


1 861 


3 468 


5 254 


13 167 


28 236 


62 781 


100 500 


Tarım Satış Koop. Bir.** 


5 754 


6 769 


28 174 


64 792 


1 14 240 


393 176 


387 000 


Girdi destek ödemeleri 


3 547 


8 771 


12 263 


52 575 


94 617 


142 448 


135 000 


Gübre 


3311 


7 923 


9 231 


44 983 


83 635 


123 957 


105 000 


Tarım ilaç ve makina 


105 


177 


1 138 


2 573 


3 789 


8 586 


15 100 


Tohumluk 


35 


62 


70 


194 


768 


1 712 


2 900 


Süt primi 


96 


609 


1 824 


4 825 


6 425 


8 193 


12 000 


Hayv. Yapılan ödemeler 


458 


883 


584 


118 


2 046 


887 





Et primi 





129 


146 





12 








Projeli hayv. 


99 


59 


205 


46 


59 


4 





Suni tohumlama 























Sözleşmeli yet. 


348 


78 

















İthal edilen hayv. 


2 


60 


215 


40 


1 938 


878 





Sertifikalı yet. 


9 


26 


18 


32 


37 


5 





Hayvancılık kalk. Projesi 




















10 000 


TOPLAM 


56 359 


64 995 


104 241 


245 707 


699 365 


1 495 842 


1 944 450 


GSMH içindeki payı % 


2,32 


1,67 


1,33 


1,64 


2,41 


2,82 


2,47 



* alımların finansmanı dolayısı ile yapılan 

** Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve TMO kredileri hariç 

Kaynak: Hazine Müsteşarlığı 



Verilen iki Tablo arasındaki fark faiz uygulanmış ve faiz uygulanmamış değerlerden 
kaynaklanmakta olup, faiz uygulandığı durumda tarıma bütçeden aktarılan kaynak 1993 yılında 
GSMH'nın % 2,32'si kadar iken 1999 tahmini olarak GSMH'nın % 10'una kadar çıkmaktadır. 

Faiz uygulamasının dikkate alınmadığı durumda ise bu oran daha stabil bir durum çizmekte ve 
1993 yılında GSMH'nın %2,32'sine karşılık gelirken, 1999 yılında tahmini ve oransal olarak 
büyük bir artış göstermeden GSMH'nın % 2,47'si civarında beklenmektedir. 

Bu durumda faiz uygulaması yapıldığı zaman tarıma aktarılan paylarda suni bir yükseliş yaşandığı 
düşünülerek, alımlar ve girdi destekleri olarak aktarılan para açısından Tablo 4'de yer alan faiz 
uygulanmamış değerler esas alınacaktır. 



Tablo 5 - Tarım Sektörüne Bütçeden 
uygulaması ile) 



ve KİT'ler Kanalıyla Verilen Destekler (1993-99) (faiz 





1993 


1994 


1995 


1996 


1997 


1998 


1999 
(tahmin) 


Bütçe transferi* 
Görev zararı 


8 011 

4 861 


2 433 




3 330 




5 650 

3 150 


27 830 




33 621 

8 960 


107 000 

80 000 


Bütçe sermaye trans. 


3 150 


2 433 


3 330 


2 500 


27 830 


24 661 


27 000 


Telafi edici ödemeler 


4 647 


22 856 


73 461 


340 238 


720 735 


1 487 151 


6 043 566 


Tütün kotası(TEKEL) 
Tütün primi (TEKEL) 
Pamuk primi (ZB) 
Çay bud. Primi (ZB) 
Pamuk primi 
Zeytinyağı primi 




4 647 







6 709 

15 749 

398 






2 581 

7 986 

60 844 

2 050 






10 238 

9413 

312 563 

8 024 






21 781 

21 173 

653 142 

24 639 






19 619 

17 803 

1414 247 

35 482 










5 803 735 

139 831 

70 000 

30 000 


Alımlar (kısmen bütçeden) 
Hububat (TMO) 
Tütün (TEKEL) 
Kendi iht. 


39 696 

8 231 
7 602 
1 161 


48 597 

7 801 

10913 

1 518 


84 354 

2 370 
11408 

4 945 


181 421 

29 500 
19 805 
11 776 


561 018 

190 340 
47 860 

24 013 


1315 301 

407 335 
140 000 

28317 


1 591 690 

467 801 
205 689 

55 154 


Destekleme alım 


6 441 


9 595 


6 463 


8 029 


23 847 


111 683 


150 535 


Şekerpancarı (TŞFAŞ) 

Çay (ÇAYKUR) 

Tarım Satış Koop. Bir.** 


16 248 

1 861 

5 754 


19 646 
3 468 
6 769 


37 148 

5 254 

28 174 


54 157 
13 167 
64 792 


180 342 
28 236 

1 14 240 


312 009 
62 781 

393 176 


430 700 
100 500 
387 000 


Girdi destek ödemeleri 
Gübre 


3 547 
3311 


8 771 

7 923 


12 263 

9 231 


52 575 
44 983 


94 617 

83 635 


142 448 

123 957 


135 000 

105 000 


Tarım ilaç ve makina 
Tohumluk 


105 

35 


177 
62 


1 138 
70 


2 573 
194 


3 789 
768 


8 586 

1 712 


15 100 
2 900 


Süt primi 


96 


609 


1 824 


4 825 


6 425 


8193 


12 000 


Hayv. Yapılan ödemeler 
Et primi 
Projeli hayv. 
Suni tohumlama 


458 



99 




883 

129 

59 




584 

146 

205 




118 



46 




2 046 

12 

59 




887 



4 










Sözleşmeli yet. 
İthal edilen hayv. 
Sertifikalı yet. 


348 
2 
9 


78 
60 
26 




215 

18 



40 

32 



1 938 

37 




878 
5 







Hayvancılık kalk. Projesi 




















10 000 


TOPLAM 


56 359 


83 540 


173 992 


580 002 


1 406 246 


2 979 408 


7 887 256 


GSMH içindeki payı % 


2,32 


2,11 


2,22 


3,87 


4,84 


5,62 


10,01 



* alımların finansmanı dolayısı ile yapılan 

** Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve TMO kredileri hariç 

Kaynak: Hazine Müsteşarlığı 

2.2.2. Tarıma Verilen Krediler 

Tarım kesimine verilen krediler tek bir birimden verilmeyip Tarım Satış Kooperatifleri, Tarım 
Kredi Kooperatifleri ve diğer kamu kurumlarından olmak üzere değişik birimlerden değişik 
amaçlar için verilmektedir. Bunlardan bazıları, bitkisel üretim, hayvansal üretim, kimyevi gübre, su 
ürünleri, çiftçi ihtiyaç kredileri, tarımsal sanayi, tarım araç-gereç kredileridir. 



Tablo 6- 1994-1999 Yılları Arasında Tarıma Verilen Krediler (milyar TL) 















1999 




1994 


1995 


1996 


1997 


1998 


(tahmini)* 


Bitkisel Üretim Krd. 


7848 


18889 


41756 


71899 


140616 




Hayvansal Ur. Krd. 


8141 


28817 


77780 


117984 


215441 




Kimyevi Gübre Krd. 


1651 


4601 


10125 


15499 


23512 




Su Ürünleri Krd. 


135 


531 


1672 


2875 


5799 




Çiftçi ihtiyaç Krd. 




24 


108 


189 


971 




Tarısal Sanayi 


63 


66 


46 


59 


157 




Tarım Araç-Gereç Krd. 


1771 


4846 


16687 


34904 


52612 




Tarım Kredi Koop. 


19725 


47522 


91107 


161873 


278486 




Tarım Sat. Koop. Bir. 


59579 


141166 


40301 


109919 


403264 




Kamu Kur. Ve Kuruluş. 


24345 


86560 


404345 


1021231 


121113 




TOPLAM 


123258 


333022 


683927 


1536432 


1241971 


2088200 



Kaynak: Ziraat Bankası 
• Hazine Müsteşarlığı 



15 



2.2.3. Tarımsal Yatırımlar 

Finansman aktarımının bir diğer yöntemi de yatırımlar yapmak olup, tarım kesimine yatırım yapan 
birçok devlet kuruluşu bulunmaktadır. 



Tablo 7- Tarım Kesimine Yapılan Yatırımlar (1996-1998) (milyarTL.) 




Kuruluşlar 


1996 yılı yatırımı 


1997 yılı yatırımı 


1998 yılı tahmini 


DSİ Genel Müdürlüğü 


29020 


78103,75 




Köy Hizmetleri Gen. Müd. 


5040 


11591 ,35 




Tarım ve Köyişleri Bak. 


2326 


6810,35 




Tarım ve Köyişleri Bak. (döner ser.) 


28 


54 




TIGEM 


112 


450 




AOÇ (döner ser.) 


11 


18 




TZDK Genel Müd. 


17 


18 




TMO Gen. Müd. 


1540 


1700 




Tarım Reformu Gen. Müd. 


126 


252 




T. Şeker Fab. A.Ş. Gen. Müd. 


98 


232 




D. Meteoroloji İşi. Gen. Müd. 


84 


160 




DHL inşaatı Gen. Müd. 


525 


3238 




TÜBİTAK Başkanlığı 


168 


100 




Karayolları Gen. Müd. 


1 


150 




Orman Gen. Müd. (katma bütçe) 


154 


250 




Orman Gen. Müd. (döner ser.) 


5600 


8205 




Orman Bakanlığı 


1190 


2994 ,75 




DİE Başkanlığı 


34 


50 




Orman Bak. (döner ser.) 


98 


1300 




istanbul Üniversitesi 


7 


100 




Sektör Toplamı 


46179 


115777,2 


200000 



Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü 

Tarımsal yatırımlar, tarım politikası doğrultusunda dengeli, sürdürülebilir ve çevreyle uyumlu 
tarımsal kalkınmanın sağlanmasına yönelik olarak yapılan yatırımlardır. Tarımsal yatırım olarak, 
sulamaya yönelik çalışmalar ve sulama suyunda tasarruf sağlayan metodlarm uygulanması, arazi 
toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri, tarımsal altyapı yatırımları sayılabilir. 

2.2.4. İhracat Sübvansiyonları 

Son olarak ihracat sübvansiyonları ile tarıma aktarılan kaynağa bakarsak, Türkiye'nin 
kaynaklarının yetersizliği ile Dünya Ticaret Örgütü bildirimleri sonucunda karşılaştığımız 
kısıtlamalar biraraya geldiğinde Türkiye'nin bu yolla aktarabildiği kaynaklarda sınırlı kalındığını 
görmekteyiz. 1998 yılında verilen ihracat sübvansiyonu 20 milyon $ olarak gerçekleşmiştir. Bu 
rakam 1998 yılı ortalama dolar kuru üzerinden Türk Lirasına çevrildiğinde 7.7 trilyon TL. olarak 
bulunmaktadır. 



Tablo 8 -Türkiye'de Verilen ihracat Sübvansiyonları (bütçe harcamaları 1000USS) 


ÜRÜNLER 


1996 gerçekleşen 


1997 gerçekleşen 


1998 gerçekleşen 


Kümes Hayvanları Eti 




320,17 


360,4 


Krema 




9,5 


11,55 


Yumurta 




352,1 


215,1 


Kesme Çiçek 




817,8 


747,3 


Patates 




343,4 




Domates 




2061,40 




Kuru Soğan 


682 


2235,90 




Sebze(dond-) 


2082,80 


1586,20 


1478,7 


Patates (dond.kızart.) 


2375,00 


5,5 


50,9 


Sebze (kurut.) 




323,8 


331,1 


Narenciye 




6146,60 


3701,3 


Elma 




2379,10 


801,1 


Dond. Meyve 


9247,00 


1314,30 


730 


Zeytinyağı 


2822,30 


168,40 


1002,1 


Hazırlanmış Balık 




1114,10 


604,65 


Salça 




15435,2 


15190,5 


Meyve (işi.) 




377,4 


443,46 


Meyve Sulan 




3706,60 


3411,9 


TOPLAM 


17209,1 


38697,47 


29080,06 



Kaynak: Resmi Gazete 



2.2.5. Toplam Transferler 

Şimdiye kadar verilen bütün değerlerin (bütçeden aktarılan + krediler + yatırımlar + ihracat 
sübvansiyonları) toplamı tarıma aktarılan toplam transferi verecektir. Tarıma aktarılan toplam 
transferlere elde mevcut rakamları bulunan son üç yıl değerleri ile tablo 9'da gösterilmiştir. 

Tablo 9 - Toplam Trasferler (milyar) 





1996 


1997 


1998 


Bütçe Transferi 
Tarımsal Krediler 
Tarımsal Yatırımlar 
İhracat Sübvansiyonları 


245707 

683927 

46179 

1404,5 


699365 
1536432 

115777 
5978 


1495842 
1241971 
200000* 

7768,5 


TOPLAM TL $ 


977214,5 
11,97 


2357552 
15,26 


2945581,5 
11,02 



Kaynak: Hazine Müsteşarlığı 

DSİ Genel Müdürlüğü 

Ziraat Bankası Verileri ve Resmi Gazete 



Tablo 9 'dan da görüleceği üzere tarıma aktarılan toplam kaynak miktarı 11-15 milyar$ civarlarında 
gerçekleşmektedir. Bütün olarak bakıldığında aktarılan kaynağın miktar olarak azımsanacak bir 
miktar olmadığı görülmektedir. Ancak son zamanlarda üzerinde oldukça tartışılan konulardan biri 
de bu desteklerin tarımı kalkındırma ve desteklemede yeterince etkili olup olmadığıdır. Bu 
tartışmaların ana hedefini tarımda destekleme alımlarının ve girdi desteklerinin etkinsizliği 
oluşturmakta ve özellikle uluslararası anlaşmaların getirdiği yükümlülükleri de karşılayabilmek ve 
bu etkinsizliği ortadan kaldırmak için tarımsal destekleme sistemimizde yapılması düşünülen 
reform oluşturmaktadır. 

Bu çalışmanın amacını oluşturan problemin bir diğer kaynağı ise tarım kesimindeki yetkilerin 
birçok kuruma dağıtılmış olmasından ve bunun sonucunda karar vericilerin yapılacak harcamaları 
koordinesiz ve programsız bir biçimde ve siyasilerin etkisi dahilinde almış olmalarından da 
kaynaklanmaktadır. Bunun en basit örneğini ise tarım sektörüne yatırım yapan kuruluş sayısının 
15 'in üzerinde olması ile görmekteyiz. 

Bölümün girişinde bahsi geçen amaçlar açısından bakıldığından, Avrupa Birliği bütçesinin 
yarısından fazlasının FEOGA bütçesi olarak ayrıldığı yani tarıma aktarıldığını görmekteyiz. Bu 
oran 60 milyar $ olan Türkiye bütçesinde ise % 1 gibi bir düzeyde kalmaktadır. Ülkemiz açısından 
önem arzeden yapısal düzenlemelerin yapılabilmesi için ise daha fazla kaynak aktarımının 
gerekliliği açıkça görülmektedir. 



17 



III. FEOGA BENZERİ BİR FONUN TÜRKİYE'DE UYGULANABİLİRLİĞİ 



Ortak Tarım Politikası önlemlerinin uygulanması ile birlikte ortak bir finansman ihtiyacı ortaya 
çıkmış ve FEOGA oluşturulmuştur. Türkiye'de de AB'ne aday olması ile birlikte ortak bir 
finansman ve ortak bir politika oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Diğer bir deyişle, Türk 
tarım politikasının Topluluk OTP'sine uyumu bağlamında FEOGA'nm incelenmesi gerekmektedir. 
Bu aynı zamanda tarım politikalarının tek elden ve etkili bir şekilde yürütülmesi bakımından da 
önem arzetmektedir. 

3.1. Avrupa Birliğine Üye Olan Bazı Ülkelerde FEOGA'ya Uyum Süreçleri 

Avrupa Birliğinin mevcut fmans sistemi, FEOGA Garanti Bölümü harcamalarının ödenmesi için 
Komisyon ve üye devletler tarafından görevlendirilen birimler arasında daha güçlü bağların 
kurulmasını gerektirmiştir. Üye devletler, oluşturdukları, tanıdıkları ve onayladıkları birimleri 
Komisyon' a bildirmek ve ödemelerle ilgili her türlü bilgileri vermek ve harcama ile ilgili rapor ve 
hesaplar hakkında bilgi vermek zorundadır. Böylece Komisyon, geri ödeme ve müdahale 
ödemelerinden sorumlu temel idari birimler olan ödeme kurumlarını inceleme fırsatına sahip 
olabilmektedir. 

Üye devletler tüm uygulamalarında ulusal kanun ve yönetmeliklerle bağlıdır. Ödeme birimlerinin 
idari yapıları ve kullandıkları prosedür, bir üye devletten diğerine değişebilmektedir. Örneğin, 
Fransa ve Hollanda 'da kurumlar, piyasa organizasyonu ile oluşturulmuştur ve sayıları bir hayli 
fazladır. Almanya ve İtalya'da geri ödemelerden ve müdahalelerden sorumlu bir birim vardır. 
Lüxemburg, İrlanda ve Yunanistan'da tüm ödemeler doğrudan Tarım Bakanlığı tarafından 
yapılmaktadır. İngiltere ve Danimarka' da ise, bu ödemeleri Tarım Bakanlığının özel birimleri 
yapmaktadır. 

1988 yılının sonunda 12 üye devlet bu konu ile ilgili 47 birim veya şube oluşturmuştur. Gerçekte, 
Topluluk finansmanından sorumlu pek çok birimin varlığı, Topluluğun kamu finansmanını 
yönetmesini engelleyen nitelikleri de beraberinde getirmektedir. Ödeme birimleri ve bundan 
faydalananlar arasındaki kanuni ilişkiler, her bir üye devletin ulusal mevzuatına göre hareket 
etmekte, ancak yine de bir bütçe yılı boyunca üye devletler tarafından yapılan tüm harcamalar 
bakımından kararları Komisyon almaktadır. Bu sakıncaları ortadan kaldırmak üzere bazı üye 
ülkelerin Topluluk finansmanından sorumlu birimlerin sayısını azaltma yoluna gittiği, örneğin 
Fransa'da tarımın finansmanının milli bir fondan yapıldığı görülmektedir. 

Katılım sonrası dönemde Üye Devletlerle FEOGA arasındaki ilişkiler şu şekillerde 
yürütülmektedir; 

-Fransa ve Hollanda'da Komisyon ve ulusal kurumlar arasında doğrudan ilişkiler 
kurulmuştur, 

- Lüxemburg, İrlanda ve Yunanistan'da hem müdahale kurumlarının işlemleri için bir 
koordinatör gibi hareket eden, hem de bu kurumlarla Komisyon arasında aracı rolünü üstlenen bir 
Bakanlık teşkilatı oluşturulmuştur, 

- İngiltere ve Danimarka'da bu Bakanlığın görev ve yetkileri özel bir birime aktarılmıştır. 
Ancak yine de Hükümetler, hesapların açıklığı, işlemlerin teyidi, düzensizliklerin önlenmesi ve 
ihmal sonucu kaybedilen miktarların yerine konması gibi konularda sorumlu olmaktadır. OTP 
önlemlerinin uygulanması ve finansmanında, ilgili ulusal kurumlar yetkili Bakanlık, Ulusal Banka 
ve Komisyon yakın işbirliği içinde çalışmaktadırlar. 



3.2. Türkiye'de FEOGA Benzeri Bir Fon Kurulması ve İşlevi 

Böyle bir fona neden ihtiyaç olduğu düşünüldüğünde, Türkiye'deki mevcut sisteme bakılırsa, 
tarımla ilgili yetkinin birçok kuruluş ve Bakanlıklar arasında dağılmış olduğu ve sektöre aktarılan 
kaynakların büyük bir bölümünün hedef kitleye ulaşamadığı görülmektedir. 

Tarımda yönlendirici ve yetkili yürütme organı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olmakla birlikte, 
diğer birçok kamu kurum ve kuruluşlarının, tarım politikalarının şekillendirilmesinde ve 
uygulanmasında önemli rolleri bulunmaktadır. Burada, ilgili kuruluşların aralarındaki 
koordinasyonun önemi ortaya çıkmaktadır. Yetkinin tek elde toplanması ve gelirlerin bir havuzda 
toplanarak, belli bir plan çerçevesinde gerekli yerlerde kullanılması için AB 'deki FEOGA benzeri 
bir fon kurulması, VII.Beş Yıllık Kalkınma Planında da yer alan bir husustur. 

Böyle bir Fon'un oluşturulmasının, aynı zamanda Türk Tarım Politikasının reformu ve tarımın 
yeniden yapılandırılabilmesi bakımından da gerekli olduğu görülmektedir. 

Türk tarım sektörünün Topluluk OTP'sma yapısal uyumu, kurumsal mekanizmalar ve gerekli yasal 
çerçeve hazırlanarak gerçekleştirilmelidir. 

Tarımın Türkiye ekonomisinde, Topluluk ile kıyaslandığında, hem GSMH içindeki payı, hem de 
tarımda çalışan nüfus açısından daha büyük bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Nüfusun büyük 
bir kısmı hala bu sektörde istihdam edilmekte ve bu grubun dolaşım esnekliği oldukça düşük bir 
düzeyde bulunmaktadır. 

Tarımsal destek sistemindeki yasal ve yapısal çerçevesi bakımından üyelik öncesi dönemler 
karşılaştırıldığında Türkiye, İspanya, Portekiz ve Yunanistan'dan daha iyi durumdadır. Son yıllarda 
Türkiye'nin liberalizasyon çabalarının sonucu olarak, bazı tarım ürünleri destek mekanizmasından 
çıkarılmıştır. Bunun sonucu olarak da, bu alanda faaliyet gösteren müdahale kuruluşlarının 
sayısında bir azalma olmuştur. 

Sonuç olarak, Türkiye'nin katılım öncesi dönemde Avrupa Birliğindeki örgütsel yapıları 
oluşturması işletilmesi için gerekli adımları atması gereklidir. Aslında bu durum, Türkiye'nin AET 
ile yaptığı ortaklık antlaşmasının da gereklerindendir. 

3.3. Fon'un İşlevi 

Bu Fon , FEOGA'da olduğu gibi bir yandan piyasa fiyat desteği ya da üreticilere doğrudan yada 
dolaylı ödemeleri, ihracat desteklerini, işleme yardımlarını, depolama yardımlarını ve geri çekme 
alımlarını finanse ederken, diğer taraftan tarımın altyapısının geliştirilmesi, kırsal kalkınma, 
çevresel değerlere önem veren tarımın yaygınlaştırılması, tarım ürünleri sigorta sisteminin 
yerleştirilmesi, bitki-hayvan sağlığı önlemleri ve tüketicilere arz güvenliği ile sağlıklı gıda teminine 
yönelik önlemleri finanse edecek bir Fon olmalıdır. 

3.3.1. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun Amaçları 

Türkiye'de kurulacak böyle bir fonun amaçları, 

-Tarım politikası hedeflerini gerçekleştirmek ve uluslar arası anlaşmalardan doğan 
yükümlüklerimizi yerine getirebilmek için gerekli olan tarım ürünleri piyasa düzenlerini 
oluşturmak, 

-Tarım sektöründe yeniden yapılanmayı sağlamak, 

-Kurumsal düzenlemeleri organize etmek, 

-Tarım politikalarını tek elden ve etkin bir şekilde yürütmek, 

-Tarımsal dış ticarette gerekli tedbirlerin alınmasına yardımcı olmak olmalıdır. 
Bu amaçların gerçekleştirilmesinde, özellikle hızlı kararlar alan, bir an önce uygulamaya koyan ve 
bürokrasiyi azaltan bir sistem getirilmelidir. Mevcut uygulamalarda herhangi bir destekleme kararı, 

19 



fon veya herhangi bir sübvansiyon uygulaması bir çok prosedürden ve ciddi zaman sürecinden 
geçtikten sonra ortaya çıkmakta, böylece elde edilmesi amaçlanan fırsatların bir kısmı 
değerlendirilememektedir. Amaç bunların da ortadan kaldırılmasıdır. 

Böyle bir Fonun oluşturulması ile tarıma aktarılan kaynakların daha etkili kullanımı 
sağlanabilecek, israf önlenecek ve tarımda daha aktif , daha etkin bir politika izlenebilecektir. 

3.3.2.Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun Yapısı 

Türkiye'de FEOGA benzeri bir Fon kurulması halinde, tarımla ilgili bütün Bakanlık ve Kuruluşlar 
arasında çok iyi bir koordinasyon sağlanması gerekmektedir. Bu koordinasyonu sağlamak üzere 
ilgili kuruluşların en üst düzey yetkililerinin bir araya gelerek bir Kurul oluşturması ve Fonun 
yönetimi ve yönlendirmesinin bu Kurulda olması gereklidir. Fonun idaresi için müstakil bir kuruluş 
oluşturulması da düşünülebilir. Bunun pratikte Kararların daha bağımsız alınmasını sağlayan bir 
avantajı olacak, böylece daha dinamik bir yapı da sağlanabilecektir. Ancak buna karşılık masraflar 
artacaktır. 

Bu Kurulun altında Sekreterya hizmetlerini yürütecek bir birim olmalıdır. Bu modelde Fon Yönetim Kurulu, 
ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşları ile tarafların en üst düzey temsilcilerinden oluşmalı, böylece karar 
vericiler bir araya getirilmelidir. Bu Kurul'da tarımla ilgili üretici, işleyici ve tarım ürünleri ticareti ile 
uğraşanların da temsil edilmesi, alınan kararların bütün kesimlerce konsensusa varılarak alınması ve daha 
etkin olarak uygulanmasını sağlayacaktır. Her kurumda Fon'la ilgili bir alt çalışma grubu oluşturulabilir. 
Kurulun Sekreterya hizmetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yürütülebilir. Hükümet program ve 
uygulamalarında, Kurul tarafından alınan kararlar esas alınmalıdır. 

3.3.3. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun İşleyişi 



-> TEKLTF -«- 



FON YÖNETİM KURULU 



, 



DESTEKLEME ve YÖNLENDİRME 





TARIMSAL 

SANAYİ 

KURULUŞLARI 



Bu modelde bütün destekleme ve yönlendirmeye karar veren ve uygulayan Fon Yönetim 
Kuruludur. Fon Yönetim Kurulu kendi içinden bir başkan seçer. 

Fon Yönetim Kurulu; müdahale kuruluşları ile üretici birliklerinin kurulması ve desteklenmesi, 
müdahale ve satın alma işlemleri, üretim yardımları, depolama ve işleme yardımları, ihracat geri 
ödemeleri, tarım ürünleri sigortası ve yapısal önlemler konusunda gerekli kararları alır. 

Teklifler Fon Yönetim Kuruluna getirilir. Fon Yönetim Kurulu gelen teklifleri değerlendirir. Eldeki 
imkanlar ölçüsünde yapılacak desteklemelere karar verir ve önceliklendirir. Kurumlar alman 
kararlar çerçevesinde hareket ederler. Siyasiler alman kararlara karışmazlar. Fon Yönetim Kurulu 
ayrıca alman kararların takibi ve uygulamasından da sorumludur. 

3.3.4.Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fonun Olası Finansman Kaynakları 

Türkiye'de şu anda tarıma ayrılan kaynaklar Fon'un birincil kaynaklarını oluşturacaktır. 

Finansman kaynakları açısından FEOGA'nm finansman kaynakları örnek alındığında, Katma 
Değer Vergisinden belli bir % ayrılması, tarım ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerinin ithalat ve 
ihracatından tahsil edilen vergilerin ve tarımsal fonların bu Fon' a aktarılması düşünülebilir. 
Tarımdan elde edilen gelirlerin kesinlikle tarımda kullanılması esas olmalıdır. 

Kurulacak olan bu Fon'la, tarım politikalarının yürütülmesine ilave olarak tarımın yeniden 
yapılanması da hedeflendiğinden bütçeden şimdiye kadar tarıma aktarılan kaynaklar yeterli 
olmayabilir. Bu durumda ilave kaynak yaratılması gerekebilir. Yapılacak harcamalara göre tespit 
edilmek üzere, ticaret borsalarının gelirlerinden ve diğer tarımsal faaliyetlerden alınacak belli bir 
pay da Fon' a kaynak oluşturmak bakımından düşünülebilir. AB ve diğer dış kaynaklardan gelecek 
yardımlar da bu Fon içerisinde değerlendirilmelidir. 

3.4. Türkiye'de Kurulacak FEOGA Benzeri Fon'un İşleyişinde Karşılaşılabilecek Sorunlar 

Fon'un kaynakları yetersiz olabilir: FEOGA'nm AB Bütçesinin yarısını oluşturduğu 
düşünüldüğünde Türkiye'nin tarıma bu oranda kaynak ayıramayacağı ortadadır. Üstelik Türk 
tarımının durumu, altyapısının yetersizliği gözönüne alındığında tarıma ayrılması gereken 
kaynakların kesinlikle bugünkünün çok üstünde olması gerektiği görülmektedir. En azından 
tarımda yeniden yapılanma sağlanana dek geçici bir süre bu destek artırılmalıdır. Zaten altyapı 
düzeldiğinde, maliyetler düşecek, devletin desteklemesine daha az gerek duyulacaktır. 

Kurumlar yetkilerini devretmek istemeyebilir: Kurumların en üst düzey temsilcilerinin Kurul' da 
temsil edilmesine ve Kurumların mevcut yapıları aynen korunuyor olmasına rağmen Kurumlar 
ellerindeki yetkiyi devretmekten rahatsızlık duyabilirler. 

Siyasiler müdahalelerini sürdürmek isteyebilir: Siyasiler daha önce olduğu gibi oy hesabı ile tarım 
politikaları üzerinde etkili olmak isteyebilirler. 



21 



SONUÇ 

25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu'nda 
üye ülkeler arasındaki sıkı ilişkilerin ve yaşam düzeylerinin dengeli ve devamlı gelişiminin 
sağlanması açısından bazı ortak politikalar belirlenmiştir. Topluluğun gıda ihtiyaçlarını karşılaması 
açısından tarım önemli bir sektör olup Ortak Tarım Politikası ise en önemli politika konumuna 
gelmiştir. Ortak Tarım Politikası ile ilgili ilk ciddi adımlar 1960-64 yılları arasında atılmış ve Roma 
Antlaşması'nm 40. ve 43. Maddelerine uygun olarak Avrupa Tarımsal Yönverme ve Garanti Fonu 
(FEOGA) kurulmuştur. Bu Fon Toplulukta tarımın finansmanı ve organizasyonu konusunda 
önemli bir role sahip olmuş ve birçok üründe yüzde yüzün üzerinde bir yeterlilik sağlanmıştır. 
Türkiye'de bütçeden doğrudan ayrılan paylar, krediler, yatırımlar, ihracat sübvansiyonları ve 
transferler yoluyla tarıma toplam 11-12 milyar $ civarında kaynak aktarılmaktadır. Fakat tarımla 
ilgili konularda yetkinin birçok kuruluş ve bakanlıklar arasında dağılmış olduğu ve sektöre 
aktarılan kaynakların büyük bir bölümünün hedef kitleye ulaşmadığı bilinmektedir. 10 Aralık 
1999'da Helsinki'de Avrupa Birliğine aday ülke olarak gösterilen Türkiye'nin tarım politikası 
hedeflerini gerçekleştirmek ve uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerimizi yerine 
getirebilmek için gerekli olan tarım ürünleri piyasa düzenlerini oluşturmak, tarım sektöründe 
yeniden yapılanmayı sağlamak, kurumsal düzenlemeleri organize etmek, tarım politikalarını tek 
elden etkin bir şekilde yürütmek ve tarımsal dış ticarette gerekli tedbirlerin alınmasına yardımcı 
olmak amacıyla tarımda ortak bir finansmana ihtiyaç olduğu bir gerçektir. 

Kurulacak FEOGA benzeri bir fon ile tarıma yeniden bir kaynak aktarılmadan mevcut kaynakları 
rasyonel olarak kullanmak amacıyla, tarımla ilgili bütün bakanlık ve kuruluşlar arasında çok iyi bir 
koordinasyon sağlanması gerekmektedir. Bu koordinasyonu sağlamak üzere ilgili kamu kurum ve 
kuruluşlarının en üst düzey temsilcileri, üreticiler, işleyici ve tarım ürünleri ticareti ile uğraşanların 
temsilcilerinden oluşan ve sekretarya hizmetlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca 
yürütülebileceği bir Fon Yönetim Kurulu oluşturulmalıdır. Tarımsal desteklemelerle ilgili teklifler 
Fon Yönetim Kuruluna getirilerek değerlendirilmeli ve önceliklere göre karar verilmelidir. 
Şu anda tarıma aktarılan kaynaklar, Katma Değer vergisinden ayrılacak belli bir yüzde ve bütçeden 
tarım için ayrılacak payların biraz artırılarak fon'un kaynak ihtiyacı karşılanabilecektir. 



KAYNAKLAR 

1. Aktuğ, F., 1990, The European Agricultural Guarantee and Guidance Fund the Fromework of 
the Community Budget and the Prospects for Turkey, Brussels. 

2. Anonim, 1992. Offıcial Journal of the European Communities, European Commission, 
Luxembourg. 

3. Anonim, 1994. Ülke Tarım Politikaları ve Ticareti, Ülke Raporu Türkiye, OECD. 

4. Anonim, 1992. Offıcial Journal of the European Communities, European Commission, 
Luxembourg. 

5. Anonim, 1995. Offıcial Journal of the European Communities, European Commission, 
Luxembourg. 

6. Anonim, 1995. The Comminity Budget: The Facts in Figures, European Commission, 
Luxembourg. 

7. Anonim, 1996. Offıcial Journal of the European Communities, European Commission, 
Luxembourg. 

8. Anonim, 1996. Avrupa Topluluğu Ortak Tarım Politikası, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, 
Ankara. 

9. Anonim, EAGGF The European Community's Expenditure on the Common Agricultural 
Policy, European Commission, Brussels. 

10. Anonim, 1997. Offıcial Journal of the European Communities, European Commission, 
Luxembourg. 

11. Anonim, 1997. Harita İstatistik Bülteni, DSİ Genel Müdürlüğü, Ankara. 

12. Anonim, 1997. Ziraat Mühendisliği, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği ve Vakfı, 
Ankara. 

13. Anonim, 1997. 1. Tarım Şurası Sonuç Raporu, TKB Yayını, Ankara. 

14. Anonim, 1998. The Auropean Agricultural Guidance and Guarantee Fund, EAGGF Guarantee 
section, Tvventy-Seventh Financial Report, European Commission, Luxembourg. 

15. Anonim, 1998. Offıcial Journal of the European Communities, European Commission, 
Luxembourg. 

16. Anonim, 1998. Tarım ve Köy, TKB; Dergisi, Sayı: 120, Mart- Nisan 1998. 

17. Anonim, 1994 Yedinci Beş Yıllık kalkınma Planı, DPT, Ankara. 

18. Anonim, 1999,The European Comission Database http:// www. europea.eu.int 

19. Ayyıldız, T., Açıkel, S., Keskin, A., ve Atsan, T., 1997, Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri, 
Atatürk Ün. Yayınları, Erzurum. 

23 



20. Aytüre, S., 1997 FEOGA (yayınlanmamış seminer notu), Anakra. 

21. Clegs, M. 1998, The Role of the Guarantaee Section of the EAGGF, and the Consequences for 
Agricultural Expenditure of the Reform of the CAP, European Commission, Brussels, 
Belgium. 

22. Karluk, R., 1995, Avrupa Birliği ve Türkiye, Eskişehir. 

23. Keskin, A., Avrupa Birliği'nde Yapısal Fonlar ve Reform Hareketleri, (yayınlanmamış y. 
lisansa tezi), 1996, Erzurum. 

24. Şahin, R., Avrupa Birliği Bütçesi- Fonları ve Türkiye'nin Tam Üyeliği, DPT, Ankara. 

25. T.C. Hazine Müsteşarlığı Verileri, Ankara. 

26. T.C. Ziraat Bankası Verileri, Ankara.